Son Haberler
Buradasınız: Anasayfa / Televizyonlar / LG’nin yeni seri HDR destekli 49UH650V TV’si testte!
LG’nin yeni seri HDR destekli 49UH650V TV’si testte!

LG’nin yeni seri HDR destekli 49UH650V TV’si testte!

 
49UH650V TV Direct LED aydınlatmalı panelde 100Hz tazeleme hızına sahipken, 49UH770V Edge LED aydınlatmalı panelde gerçek 200Hz tazeleme hızı sunuyor, Quantum IPS teknolojisinden güç alıyor. Bunlara ek olarak 650V’ye kıyasla Harman Kordon hoparlörler ve üzerinde mikrofon, hareket tuşu bulunduran akıllı kumandayla geliyor. Aralarındaki fiyat farkı ise biraz dengesiz, incelemenin ilerleyen kısımlarında bu konuya tekrar değineceğiz.
 
 
49UH650V’nin görünümüyle incelememize başlayalım. Metalik görünümlü, ince çerçeveli bir akıllı TV var karşımızda. Metal görünümlü olduklarını söyledik ama görünüm ve hissiyat anlamında gayet başarılılar, gün ışığıyla izleme deneyimini zedelemeyecek şekilde parıldıyorlar, verdikleri hissiyat ise gayet hoş, parmak izi tutmadıklarını da ekleyeyim.
 
  
Çerçeveler gibi çıkarılabilir ayaklar da metal görünümlü bir malzemeden üretilmiş, çerçevelere kıyasla biraz daha mat bir renkleri var. Televizyonu gayet dengeli tutan ayaklarla sağa sola salınım söz konusu bile değil, ortadan ayaklı inanılmaz derecede salınım yapan TV’lerden sonra şahsen benim beğenimi kazandılar.
 
 
 
Temel butonlar TV’nin altında, daha doğrusu logonun alt kısmına konumlandırılmışlar. Yumuşak plastik kaplı geniş tuşlar pek diri değiller, zorluk çıkarmıyorlar ancak basış hissiyatları zayıf kalıyor, kumanda olduktan sonra bu butonları unutuyorsunuz gerçi.
 
 
49 inç yani köşeden köşeye ekran bazında 124CM’lik bir TV, konumlandıracağınız yere göre büyüktür küçüktür olayın bu tarafı biraz daha öznel kalıyor ancak kalınlık tarafı özellikle de duvara montaj yapacaklar için önemli. Ayaklarıyla beraber 21.6CM, ayaksız halde 7.7CM bir kalınlığa sahip, açıkçası incelik hedeflenmemiş gibi görünüyor.
 
 
650V’nin arkasına bakalım, siyah hafif dokulu arkayüzde portlar sol tarafta konumlandırılmış. İlk etapta müdahele etmesi kolay PCMCIA kart slotu, bir USB ve 2 tane de HDMI girişi var. Arka yüz portlarında bir HDMI ve bir USB çıkışı daha, analog giriş çıkışlar, optik dijital ses çıkışı ve RJ-45 portunu görüyoruz.
 
 
HDMI portları 4K 60Hz görüntü aktarımı destekliler, bu taraf gayet önemli zira salonunda bir medya oynatıcıyla video içerik tüketmek veya bilgisayar sahibi olanlar için salonda oyun oynama keyfini yaşamak için 4K’da 60Hz tazeleme hızı gayet iyi. Ekran modları seçiminden de oyun moduna aldığınızda rahatsız edici gecikmeler yaşamadan oyun oynayabiliyorsunuz, gecikme süresi verdiğiniz tepkileri köreltmiyor diyebilirim.
 
USB portlar 2.0 standardındalar. Bu portlardan en azından biri USB 3.0 standardında olabilirmiş diye düşünmedim değil ancak flaş bellek üzerinden oynattığım yüksek boyut ve kaliteye sahip videolarda herhangi bir sıkıntı yaşamadım, gayet atik bir şekilde video içerisinde ve videolar arasında geçiş yapabildim, açıkçası şahsi kullanımımda USB 3.0 olup olmaması benim için bir şey değiştirmedi.
 
650V’nin kumandasına da göz atalım, aslına bakarsanız kumanda sıradan bir televizyon kumandasına benziyor, abisi diyebileceğimiz 770V’deki akıllı kumanda gibi imleç hareketlerini kolaylaştıran hareket tuşu ve mikrofona sahip değil, WebOS 3.0 arayüzü ses komutlarını desteklese de kumandanız akıllı kumanda değilse bu özellikten istifade edemiyorsunuz, isterseniz akıllı kumandayı sonradan temin edebiliyorsunuz gerçi. Kumandanın malzemesi tarafında göze batan veya öne çıkmasını sağlayan bir şey yok diyebilirim genel olarak.
 
 
Panelin özelliklerini sıralayalım. 4K çözünürlüğe sahip Direct LED aydınlatmalı IPS 10-bit panel 1200 PMI değerine sahip. Bu PMI değeri genelde bir pazarlama taktiği olarak kullanılıyor, mesela 1200Hz-1500Hz gibi, bu yüzden çoğu zaman gerçek tazeleme hızı arkaplanda kalıyor. 650V’deki panelin gerçek tazeleme hızının 100HZ olduğunu belirtelim, gerçek tazeleme hızları tarafında geçtiğimiz senelerde 120-240hz şeklinde değerler görüyorduk ancak yeni bir dönem olarak 2016 senesinde en azından LG tarafında 100-200hz şeklinde tazeleme hızlarıyla karşılaşmaya başlamış olduk. Aynı zamanda 3D modasının söndüğüne de şahit oluyoruz, kullanımı sınırlı olduğu için 650V’de de olduğu gibi yeni nesil TV’lerden 3D özelliği çıkarılmaya başlandı.
 
 
Çıkarılan şeyler olduğu gibi yenileri de eklendi, bunların başında HDR geliyor. Açılımı High Dynamic Range, Türkçesiyle Yüksek Dinamik Aralığı şeklinde adlandırabileceğimiz bu özellik sayesinde uyumlu içeriklerde ışık ve renkteki dip ve tepe değerler arasında daha fazla kademe bilgisi bulunuyor. Somutlaştırmak adına bir örnek verelim, mesela çok karanlık bir ortamda çok parlak bir obje var, aynı sahnede hem koyu siyahlar hem de parlak beyazlar gösterilmesi gerekiyor, işte burada HDR sahnenin daha geniş bir şekilde değerlendirilmesi tarafında daha fazla kademe bilgisiyle daha doğru ve daha gerçekçi görüntülerin oluşturulmasını sağlıyor. Amma velakin benim de hızlı geçtiğim bir konu var, o da “uyumlu içerik” meselesi.
 
 
Sadece HDR destekli içerikler sahne rengi ve ışığı konusunda daha fazla bilgi veya kademeye sahip oldukları için HDR destekli TV’lerde oynatılabiliyorlar, mesela bir TV kanalını izlerken HDR’dan faydalanamıyorsunuz, HDR destekli video içerikler de şu an için gayet sınırlı. HDR görevini yapıyor mu peki? Uyumlu içeriklerde hakkıyla yapıyor hem de, panel de iyiyse tabiri caizse cam gibi görüntü alıyorsunuz, 650V’de de aynı şekilde oldu, renkler arasındaki geçişler şaşmadan gayet derin siyahlar ve parlak renkler elde edebildim.
 
 
 
Renklerin, tonların ve akıcılığın detaylarına inelim şimdi. LG’nin yeni serilerinde göze çarpan ilk şey akıcılık diyebilirim. Trumotion açık halde uydudan bir dizi izlerken bazı sahnelerin, yayın 60 kare/saniyeymiş gibi akıcı işlediğini görüyorsunuz, kısaca ardışık iki karenin arasında yeni bir karenin oluşturulup yerleştirilmesi sürecinden sonra gerçekten çok hoş, çok akıcı bir görüntü ortaya çıkıyor, günlük kullanım senaryolarından özellikle futbol maçlarında gayet verimli çalıştığını söyleyebilirim.
 
Genel olarak çoğu içerikte Trumotion’dan tam verim alabiliyorsunuz, TV dizilerinde de sahneden sahneye, oran vermek gerekirse gözlemlerim çerçevesinde %70-%100 arası bir verim söz konusu, yani bazen o yağ gibi akan sahneler biraz yavaşlayabiliyor. Sabit kare/saniye oranına sahip videolarda ise bir an bile 60 kare/saniye akıcılığından taviz vermiyor. Anladığım kadarıyla sabit sahnelerin üzerinde hareket eden objelerde daha başarılı.
 
 
LG’nin geçen seneki modellerinin bir kısmında dikey banding probleminden bahsediliyordu, forumumuzda da dile getirilmiş ancak 650V’de banding’e rastlamadım, kamerayla kayıt esnasında dahi dikkate alınacak bir şey göremedim, tepkime süresi de aynı şekilde sıkıntısız, hayaletlenme söz konusu değil.
 
 
Renkler tarafında konuya önce piksel dizilimiyle başlamak istiyorum, LG’nin geçtiğimiz senelerde de gördüğümüz, araya beyaz piksel sıkıştırılan RGBW piksel dizilimi 650V’de de kendine yer bulmuş. RGBW piksel diziliminde gerçekten tertemiz ve doğru beyazların alabiliyorsunuz, beyazlar konusunda bu dizilimin eline su dökebilen çözümler sayılıdır. Diğer renkler tarafında ise açıkçası arzuladığım kontrast oranını yakalayamadım, kötü değil kesinlikle renk doğruluğu ve doygunluğu tarafındaki Color Prime Pro ve 3D Color Mapping teknlolojisi RGBW dizilimli paneli beyaz haricindeki renkler konusunda paneli hayli hayli kurtarmış, örneğin yine LG’nin 7787’sinden çok daha iyi, şu an ekranlarınıza yansıyandan çok daha iyi renkler alabiliyorsunuz ama dediğim gibi, ince geçişleri gözleyen biri olarak kontrast değerinin bir tık daha iyi olmasını yeğlerdim.
 
 
Kaliteli içeriklerde, özellikle de HDR içeriklerde iyi bir RGB dizilimli panel gibi doygun renkler ve derin siyahlar elde edebiliyorsunuz, gerçekten keyifli ama o içerikler de şu an için sınırlı. Ekranın maksimum ışık miktarı ise düşük, lokal aydınlatmalı panelde dışarıdaki ışıkla veya normal oda lambasıyla aydınlanan bir salonda, her iki şekilde de maksimum ekran ışığı şart, maksimum ekran ışığıyla ideal ışık değerini yakalamış oluyorsunuz. Parlama tarafında rahatsız edici bir durum olmadığını söyleyebilirim, ışık hüzmesini görüyorsunuz ama görüntüyü tamamen beyaza boyamıyor, görüşünüz açık kalıyor.
 
 
 
Renkler ve detaylar deneyimi süsleyen bir başka etken de ses performansı. 650V’ye standart çözüm 10+10W şeklinde 2.0 hoparlör kurulumu eşlik ediyor. Abilerinin özellk listesini karıştırırken Harman Kordon hoparlörlere sahip olduklarını görünce 650V’deki standart çözümden pek bir şey beklemezsiniz belki ama 650V’nin üzerinde hoparlörler beni ziyadesiyle yanılttı. Maksimum sesi hayli yüksek, salonu doldurmayı geçtim evi dolduracak kadar yüksek hem de, aksiyon filmi izlerken şahsen %30’un üzerine çıkma gereği duymadım, %70’in üzerine çıktığınızda distorsiyon oluşmaya başlıyor ancak o seviyelere çıkmaya gerek kalmıyor zaten.
 
 
Detay anlamında güçlüler, temiz vokal sesler almak mümkün, çevresel ses performansı da 2.0 kuruluma göre başarılı, uygun dizi-film içerikleri tüketirken keyifli bir ses deneyimi yaşadım. Yüksek çözünürlüklü ses dosyalarıyla da denemeler yaptım, tok tonlarda, baslarda 2.0 kurulumundan beklediğimi aldım, baslar kulağa çok doğal gelmiyor ve gümbür gümbür sallamıyor ortalığı tabii ama kesinlike üzmüyor, orta-üst aralıkta bir yerde diyebilirim genel performansı için. Genel paket olarak standart 10+10W aşağıya bakan hoparlörleri ekolayzır ayarlarına pek tepki vermeseler de gayet iyi buldum, aniden patlayıp ödünüzü koparan reklam seslerini dengelemeye kadar detaylı ses ayarlarıyla da eksiği yok diyebilirim.
 
 
49UH650V’nin temelinde WebOS 3.0 işletim sistemi var. Geçtiğimiz sene gördüğümüz WebOS 2.0 yeni seriden nasibini almış diyebiliriz. WebOS 3.0 ilk etapta hızlı, pratik ve sade şeklinde niteleyebilirim. Televizyonun temelini oluşturuyor, normal TV’nin yanında açılan bir işletim sistemi değil, televizyonun tümü bu sistem üzerine kurulu, hızlı açılış modunda 650V 2-3 saniye içerisinde açılıyor. Yüksek çözünürlük destekli uydu alıcısının yanında dört çekirdekli bir yonga var, LG bu yonganın detaylarını paylaşmamış ancak YouTube’da 4K video veya kendi medya oynatıcısındaki 4K 60FPS desteğiyle günlük uygulamalarda sistemin teklemeden çalışabilmesi için yeterince güçlü olduğu anlaşılabiliyor. HD kanal geçişlerinde pek seri değil, gücünün sınırları ise internet tarayıcısı üzerinde bol flaş içerikli sitelere girdiğinizde ortaya çıkıyor, ağır içerikli sitelerde akıcı bir deneyim değil belki ama bir klavye ve fare bağladığınızda bir TV olarak iş görür internet deneyimi elde edebilirsiniz.
 
 
Gayet seri çalışan arayüzde uygulamalar alt barda sıralanıyor, temel ve günlük uygulamalara erişebildiğiniz mağazadan indirdiğiniz uygulamalar bu bara geliyor, sıralamayı istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz, 680MB civarındaki belleğin uygulamalar için fazlasıyla yeterli geldiğini de ekleyeyim. Teklemeden çalışan arayüzde uygulamaların açılış hızları normal seviyede, geçmiş uygulamalar arasındaki geçiş ise hayli seri, mesela TV ve YouTube arasında tertemiz bir geçiş var, sistem genel anlamda karşısında boş boş bekletmiyor. Klavyesi Türkçe dil desteğine sahip ancak klavyede ufak tefek takılmalar olabiliyor.
 
 
Sistem güncellemeleri 802.11ac standardındaki, çekim gücü normal Wi-Fi veya kablo üzerinden internete bağlı olunduğu sürece kontrol ediliyor, güncelleme geldiği vakit bildirim geliyor ve arkaplanda indirilmesini sağlayabiliyorsunuz. Yazılımdan bahsetmişken televizyonun TKGS yani Türksat Kanal Güncelleme Sistemine de sahip olduğunu belirtelim, elle frekans ayarı yapmanıza gerek kalmadan kanallar otomatik güncelleniyor.
 
 
Yonganın her işinizi görebilecek bir yonga olduğunu gösteren bir diğer şey de medya kaydetme ve oynatma kabiliyetleri. HEVC desteğiyle 4K’da 60FPS’ye kadar video oynatabilen sistem bitrate fark etmeksizin MP4, MKV, Xvid ve birçok formatı sorunsuz oynatabiliyor, H.264 veya H.265 ile işlenmiş olsun benim açıkçası çalıştıramadığım video türü olmadı. Upscaling, yani çözünürlük yükseltme tarafında 480P videolardan medet ummak yersiz olur, bunu baştan belirtelim, en az 720P ve üzeri içeriklerle değerlendirmek gerek, benim değerlendirmelerim ve test ettiğim içerikler ışığında olması gerektiği gibi çalıştığını söyleyebilirim, özellikle 1080P videolardan iyi verim aldım ancak içerikten içeriğe performansı değişebildiği için kesin bir şey söylemek güç.
 
 

WebOS 3.0’da ekran kaydı özelliğine yer verilmiş, ekranda ne görüyorsanız hiçbir kayıp olmadan kaydını alabiliyorsunuz, ister sadece o TV programını ister süre sınırlı olarak. Kayıtları USB belleğe alabiliyorsunuz, televizyon önce yazma hızı bakımında taktığınız belleğin yeterli olup olmadığını ölçüyor, ardından kayıt almaya başlayabiliyorsunuz. Bu arada kayıtları sadece televizyonun okuyabildiğini ekleyeyim, şifreliler, yani kayıt alırım bilgisayara aktarırım gibi bir şey söz konusu değil.

 
 
Ekran paylaşımı tarafında LG G2 ile yaptığım testlerde açıkçası herhangi bir pürüzle karşılaşmadım. Kablosuz ekran paylaşımının doğası gereği tepkilerinize hızlı tepki veremiyor ancak fotoğraf ve video paylaşımı için gayet yeterli. Çözünürlük ve kalite anlamında rahatsız edici düşüşler yaşamıyorsunuz.
 
 
LG 49UH650V açıkçası kendi segmentinde başarılı bir TV, WebOS 3.0 hatrı sayılır bir katma değer, panelin kendisi de renk tarafındaki yeni teknolojilerle RGBW piksel diziliminin olumsuz izlenimini kırmış görünüyor, yakın zamanda yaygınlaşmayacak olsa da HDR desteğinin olması da cabası. 650V’nin en büyük sıkıntısı abileriyle aralarındaki fiyat farkı. Daha iyi panel, piksel dizilimi, Harman Kordon hoparlörler ve akıllı kumanda için 650V’nin üzerine televizyonun fiyatına kıyasla ufak bir meblağ ekleyerek aynı boyutta 770V’yi alabiliyorsunuz. Bu yüzden 650V’nin fiyatının en azından 770V’ye göre biraz dengelenmesi gerekiyor.
 

Böylelikle bir incelememizin sonuna gelmiş olduk, bir sonraki videoda görüşmek üzere hoşçakalın. sizlere tuzlabilgisayarci.net farkıyla sunulmuştur. Tuzla Bilgisayar

Hakkında ates_kqual202

Cevapla

Scroll To Top